|
|
|
LAZERLE KILCAL DAMAR
TEDAVİSİ |
|
| |
Kılcal damar
lezyonları hemanjioma, telangiectasia, angioma
veya port-wine stain olarak adlandırılır. Bu
lezyonlar deri yüzeyine yakın bir ağ oluşturacak
yapıda olup derinin pembe, kırmızı veya mor
renkli görünmesine sebep olur. Kılcal damar
tedavisi için yakın tıp tarihinde çok çeşitli
yöntemler kullanılmıştır.
Geleneksel cerrahi yöntemler (skin grafting),
çeşitli madde enjeksiyonları, elektrocerrahi (electrosurgery),
dondurma, X-ışınları uygulaması, tıpta
kullanılmış bazı kılcal damar tedavisi
yöntemleridir. Bu tedaviler bazı hastalarda
başarı sağlamakla birlikte genellikle tatminkar
ve istikrarlı sonuçlar vermemiş ve bazı
hastalarda bu yöntemlerle yapılan damar tedavisi
sonucu yaralanmalar, çeşitli komplikasyonlar
oluşmuştur.
Lazerle kılcal damar tedavisi uzun yıllardır
kullanılmakta olan ve giderek gelişen ve
yaygınlaşan bir yöntemdir. Sarı ışık yayan,
kılcal damarları seçici bir şekilde hedefleme
imkanı tanıyan lazer cihazları kılcal damar
tedavisi nde 1980 li yılların başından beri
kullanılmakta ve mükemmel klinik sonuçlar elde
edilmesini sağlamaktadır. Genellikle lazerle
kılcal damar tedavisi nde tekrarlayan seanslara
ihtiyaç duyulmaktadır.
Telangiectasisların büyük çoğunluğu ve örümcek
damarlar 4 seanslık lazer uygulaması ile tedavi
edilebilirken port wein stainlerin renklerinde
belirgin bir açılma elde edebilmek için 9-12
seans lazer uygulaması gereklidir.
Lazerle kılcal damar tedavisi her hastanın
lezyonlarına göre kişiye özel planlanmalıdır.
Farklı hastalarda lezyona göre lazer enerjisinin
dozu kişiye özel ayarlanır ve seans aralıkları
bir kaç haftadan bir kaç aya kadar değişebilecek
şekilde yine kişiye özel ve lezyonun
özelliklerine göre belirlenir. Lazerle kılcal
damar tedavisi uygulanan alanda acı hissini
azaltmak ve uygulamayı hasta için daha konforlu
hale getirmek için çalışılacak bölgeye anestezik
kremler uygulanabilir.
Bugüne kadar yapılmış araştırmalar lazerle damar
tedavisi uygulamasının etkili ve güvenli
olduğunu göstermiştir. Ancak her hastanın
şikayetinin % 100 çözülebileceği garantisi
yoktur. Lazerle kılcal damar tedavisi işleminin
yan etkisi çok minimaldir, bazı vakalarda
uygulama yapılan bölgenin cilt renginde
değişiklik (açılma veya koyulaşma), kabuklanma
veya enfeksiyon olduğu görülmüştür.
Lazerler damar tedavisi uygulamalarında
1970’lerden beri kullanılmaktadır. Ancak
sonuçlar bu dönemlerde çok tatminkar olmayıp
büyük ölçüde cilt rengi ile bağlantılı idi. Yeni
dalga boylarının ve değişken atış sürelerinin
kullanılmaya başlanmasından sonra lazerle damar
tedavisi yöntemi daha güvenli hale gelmiş ve son
derece başarılı sonuçlar elde edilebilmiştir.
İdeal parametreler dalga boyu, atış süresi ve
lazer ışınının çapının ayarlanmasıyla elde
edilebilmektedir. Genel olarak daha uzun dalga
boyuna sahip lazer cihazları tarafından üretilen
ışık enerjisi cildin daha derin katmanlarına
ulaşabilmekte ve derindeki damarları
hedefleyebilmektedir.
Damarın çapı ne kadar büyük ise damarın
tamamının yavaş yavaş ısıtılabilmesi için pulse
süresi o kadar uzun olmalıdır.
Yaygın Kılcal Damar Bozuklukları
- Capillary
- Venous
- Lymphatic
- Arteriovenous
Damar Tedavisinde Kullanılan Lazerler
- Q-switched NdYag lazer, dalga boyu 532 nm
- Krypton – dalga boyu 568 nm, yeşil ışık
- Bakır buharı – dalga boyu 578 nm, sarı ışık
- Pulse dye lazer, dalga boyu 585 – 595 nm, sarı
ışık
- Diode lazer, dalga boyu 800 nm
- Yoğun atımlı ışık kaynakları (IPL), dalga boyu
515 – 690 nm
Bu cihazların bazıları ile aynı tip kılcal damar
lezyonları tedavi edilebilmekle birlikte,
bazıları yüzeyel, bazıları derin lezyonlarda
daha başarılı olabilmektedir. Lazerle kılcal
damar tedavisine bu konuda uzmanlaşmış bir
dermatoloji uzmanına danışarak
başlayabilirsiniz.
Ancak lazer uygulamaları konusunda uzman bir
hekim lazerle damar tedavisi işleminin sizin
için uygun olup olmadığına karar verebilir.
Cihazın uygun olması yanısıra başarılı sonuçlar
için lazerle kılcal damar tedavisi dozlarının ve
seans aralıklarının mutlaka hastaya özel
planlanması gereklidir. |
| |
| Kılcal damar tedavisi
kimlere uygulanabilir / uygulanamaz? |
| |
|
Cinsiyet gözetmeksizin her
yaş grubuna ve/veya hem koyu hem de açık tenli
kişilere lazerle kılcal damar tedavisi
uygulanabilir. Bu tedavinin uzman doktorlar
tarafından uygun görülmesi halinde yapılmasında
bir sakınca yoktur. Kanama bozukluğu, epilepsi
hastaları, kalp pili taşıyan hastalar ve
gebelere uygulama yapılmaz |
| |
| Lazerle kılcal damar
tedavisi ne sıklıkla yapılmalıdır? |
| |
| Genellikle 1-6 seans arasında
uygulanmalıdır. İki seans arası ortalama 4-6
haftadır. Bununla beraber seans sayısı uygulama
yapılan kılcal damarların adedi, rengi ve alanın
büyüklüğüne göre değişebilir |
| |
| Lazerle kılcal damar
tedavisinin yan etkileri var mıdır? |
| |
| Lazerle kılcal damar tedavisi
sonrasında normal hayata hemen dönülebilir.
Ağrı, genellikle yok denecek kadar azdır.
Lazerle uygulama yapılan alanlarda 1-2 gün
içinde geçecek hafif kabarma ve kızarıklık
görülebilir. Lazerle bu uygulama yapıldıktan
sonra mümkün olduğunca güneşten korunmalıdır ve
işlem yapılan bölgelere yüksek faktörlü güneş
koruyucu kremler sürülmelidir. |
| |
| Lazerle hangi bölgelerdeki
damarlar tedavi edilebilir? |
| |
| Lazer tedavisi özellikle ince
kılcal damar tipindeki damarlarda başarıyla
uygulanır. Bu tedavi ayrıca yüz bölgesinde,
yanaklarda ve burun kenarında bulunan damar
çatlamalarına ve vücutta ki kırmızı renkli
benlere de uygulanabilir. Bu tedavi ayrıca
doğumla oluşan damarsal kırmızı lekelerde, yüz
bölgesindeki damar çatlamalarına bağlı oluşan
kızarıklıklarda ve hemangiomlarda uygulanabilen
etkili bir tedavi yöntemidir. |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|
|
|